Sezai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sezai etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2014 Çarşamba

2 gece 3 gun

3 gun once gecenin korunde Sezainin aramasiyla kendimden gectim. Hastahaneden cikan bir insan nasil olurda bana olecegini ve beni son kez gorecegini soyluyordu inanmazsin ben de anlamadim. Ama icime kurt duştu. Son kez beni gormek istemesi onun olmesi demek. Yok olmasi demek.

Sabah oldugunda olmuş buyukbabamin oldugunu bizim mudure soyleyip zar zor normal iznime bir gun daha eklettim. Kemerin yolunu tuttum. Ama icim nasil biliyor musun? Bok gibi. Yani sezaiyi son kez gormek. benim yaşam enerjimin ortadan kalkmasi gibi bişey. O yoksa bende yokum dedigim gundu uc gun once.Yani ayin birinde.

Neyse ben Kemere geldim. Sezai beni otogarda karşiladi. Hayirdir sen olmeyecekmiydin ben seni taziyeye gidiyordum hatta helvani kavurmayi bile duşunuyordum demeye kalmadan kolumdan tuttugu gibi marinada bir tekneye bindik. Ya ne oluyo diyorum sen yatmiyomuydun evde nasil ayaklandin desemde cevap vermedi bile bana. Hicbirşwy demeden teknenin motorunu caliştirdi ve bana.

- İnya. Omrumun kalan gunlerini seninle gecirmek istiyorum -dedi.

Ben tabi şok falan olmadim. Biliyorum yine bu işin sonunu. Yok benimle evlen ne olur, ayni evde yaşayalim hadi, calişma sen ben sana bakarim gibi beylik laflarida arkasindan siralayacak.. Ama oyle olmadi.

- Seni cok seviyorum.

E tamam ben de seni cok seviyorum da. Sonra?
Sonra işte..

Biz baya bi acildik denizde. Oltalarimizi attik. Muzikleride iyi ayarlamiş pezevenk ama biliyo musun. Şu Banu Alkanin havuz başinda seksi seksi yururken arkasindan calan muzik rahat bi saat caldi. Ondan sonra da Nuri Alconun Emrahin annesine tecavuz etmeden onceki muzigi geldi. Sonrasi hep işte slow aşk şarkilari felan.

Masmavi denizdeki tek yiyecegimizin balik olmasi " abi denizin ortasinda yaşam formulunu buldum " demek gibi bişey. Her oltayi attigimizda kahvaltida cinekop, ogle yemeginda cupra, akşam yemeginde levrek yiyip midemizi bunyemizi balikla doyurduk. İnanir misin karaya cikmak hic aklimin ucundan bile gecmedi. Sunu farkettim ki denizin ortasinda sinekler felan gelmiyomuş. Haberin olsun.

İki gece boyunca yalnizca ben ve sezai vardik ki en romantik andi benim icin. Tamam ilk başta balatalarimi yakmiş olabilirim ama, iki gun dunyadan kendimi soyutlayinca gordum neler olabilecegini. Mukemmel bir 2 gece uc gun gecirdim. İnanir misin heyecandan ne yapacagimi şaşiriyorum. Kusura bakma ama ilk başta hemen wapiye haber verdim meraktan deliye donmuştur diye ki oyle de olmuş zaten. Agzim kulaklarimda otobuste cigliklar ata ata anlattim ona ama kiskanmadiysada sorun yok. Amaaan kiskanorsa da yaz tatili geliyo giderler onlarda bi yere.

Sonra işte arkadaşlarim merak etmişler, blog arkadaşlarimda merak etmişler. Seviliyo muyum ne?

Cok detay anlatamadim ama. Onuda heyecanima ver artik tamam mi?

4 Nisan 2014 Cuma

Ben de Seni seviyorum

Sezai Rusyaya gidiyormuş. Gitsin napim diyorum ama bi yandan da içim içimi yiyor. Nerden öğrendim dimi? Bi de orası var.  Dün gece evde yatarken Sezai geldi. Evin yedek anahtarını almamıştım ondan ki biz bi daha barışırız diye. Ki bizim ayrıldığımıza taaa sağır sultan bile inandı da bi benim arkadaşlarım inanmadı.

Sezai tam bi Boğa burcu. Despot, dediğim dedik, sağa sola gereksiz yere bağıran çağıran bi insan. Bi de Güneyle tanıştı dün gece. Yani tanışmak zorunda kaldı. Güney onun paçalarını koparır gibi ısırınca zor aldım onun elinden. Belli zaten Güney beni kıskanmış ondan. Ya da eve hırsız girmiş muamelesi yaptı Sezaiye.

Arkadaşlarım inanmıyor çünkü Sezaiyle sürekli bi ayrık bi barışık yaşadığımız için, ne zaman yanlarına gidip "Bu sefer kesin bitti görmek istemiyorum" desem onlarda klişeleşmiş laflarını söylüyorlar bana "Amaaaan üzülme yakında barışırsınız." Çok sevgili arkadaşlarım o kadar alışmışlar ki bana ayrılık acısını bile yaşatmıyorlar. Keza Sezai de öyle. O da bu durumda gidiyomuş ama yok "Siz barışırsınız"lar hep havalarda uçuyomuş.

Bi de demez mi Güneye buda yeni mi türedi? diye. Ben de şalterler attı birden. Yahu yeni türemiş olsa bile köpek beslemeyi seviyorum. Hem ona köpek bile demiyorum yani ben. Bildiğin bi adı var! Onun adı Güney işte Güüüney! Gü-ney..! Dümbük..

Ama yok bu sefer Sezaiyle kesin bitti gözüyle bakıyorum. En son şu yazımda zaten ayrılık konuşmasını yapmıştım zaten. Ama işe yaramamış. Ay bi de ben ayrılırken çok komik oluyorum yaa. Ayrılırken bile gülesim geliyo.

Yatıyordum kendi odamda. O da içerideki odada yatıyordu. Kalktı yanıma geldi. Yanaklarımdan öpmeye başladı. Sonra ellerimi ellerine kenetledi. Boynumdan öptü sonra sıcak nefesini hissettim boynumda. Ama nasıl böyle... Bide ben yatarken terliyorum zaten. Onun o sıcak nefesiyle iyice bunaldım. Üzerimdeki yorganı falan attım. İçinden gelen bir "Seni seviyorum" dedi. Ben ona diyemedim "Ben de" diye. Artık diyemiyorum. Çünkü Sezai benim Anam Babam abim Ablam yiğenim kuzenim büyükbabam büyükannem falan gibi bişeydi zamanında. Sonra ben askerden dönünce onu hiç aramadım. Aramadım... Neden? Tam bi Öküzüm çünkü..

Unutmak istedim seni Sezai...!
Unutmak...
Artık seni de beni de özgür bırakmak istedim.
7 sene boyunca ikimizde birbirimize esir olmuşuz. Bundan sonra arkadaş kalamayız...
Ya aynı modda devam etmeliyiz.. Ya da.. Neyse boşver

Gitme Sezai
Gitme ne olur.
Korkuyorum sensiz.
Gitme..
Gitm...
Git...

Bende Seni Seviyorum.

Baaaak bu kadar Dünyalar kadar seviyorum seni.
Benim köpeğimi de sev olur mu?
Güney işte..
Sev onu
Bizim çocuğumuz olsun o.
Alsın o beni büyütsün.
Büyütür işte
Nasıl diye sorma.
Bak Norman'a Pittbull aldı.. Nasıl adam oldu... Yiyosa olmasın hem.. Pitbull lan bu!

Gitme işte.. Kal benimle... Gözlerime kadar bak sabaha kadar...
Karanlıkta ölelim..
Seninle..
Ellerimiz birbirine kenetlenirken...

Amaaan tamam işte bende seni...