Buna bi ad koyalım o zaman. Aday... En iyisi bu.
Neyse işte. Ben mahalle maçına gider gibi evden çıktığım için normal sıradan bi buluşma olacağını sanıyorum. Ya hiç olmadı kaçmanın yollarını ararım diye de düşünmedim değil açıkçası. Hem öyle ilk buluşma anıymış bilmem neymiş bana göre değil. Görücü usulü gerdek gecesine hazırlık gibi duruyo böylesi. "Aaaa bak kirpiklerin çok dökülüyo öyle girme yatağa, şu pantolonu çıkaracaksın dimi ya da Çoraplarını da çıkar bari anadan doğmasın" gibi. Ya bi de şey diye hissediyorum işte...
"iki genç görüşmüşler"
"eeee"
" sonra işte yatağa girmişler"
"eeee"
"işte girmişler"
muhabbetinden de korkmuyor değilim hani. Hem bu benim özelim halla hallaaa...
Neyse bu çok akıllı arkadaşlarımdan bi tanesi ben cafeye geldikten sonra Aday'ıda yanında getirerek karşıma oturttu. Dibim düşmedi değil. Hatta dibimi geçtim ağzım iki karış kaldı.. Ama bu çocuk çok yakışıklı yaaa.. Yani bana göre hep aşık olduğum kişiler otobüsteki, kitapçıdaki tezgahtar, AVMlerin güvenlik görevlisinden öteye gidemiyodu. Ama bunu da görünce ben bi aşık olayım geleyim dedim. Üzerine giydiği smokin benzeri bişeyle zaten ben burdayım diyen bi adam görünce smokin fetişisti olduğumu anladım. Hem zaten Kıyafeti düzgün bir adamdan beklediğim bir tavıra da sahip olmaması beni ayrıca itti bu heriften. Bu biraz şey gibi. Kroyum emme para bende gibi bi adam. Hem o da askermiş zaten ama neden smokin gibi bişey giymiş onu bilemedim. İlk defa randevuya geliyo sanırım.
Benim arkadaş beni anlatıyoda anlatıyo. Resmen ben bunu buna nasıl yamalarım da yalnız kalmaz bu diye anlatıyoda anlatıyo. Yahu diyorum neyim var benim anlatacak diye direttiysem de yok işte "İnya şunları yapıyo, İnya şu an asker, İnya benim 10 yıllık arkadaşım, İnya 28 yaşında " uzattıkça uzattı. Bense karşısında Aday'ın "Lan bak fermuarın açılmış" izlenimi vermekten öteye gidemeyip otuziki dişimi göstererek sırıttım.
Sonra bu iki çok akıllı arkadaşım bizi yalnız bıraktı.
16:00 Konuşmuyoruz sadece birbirimize bakıyoruz. Arada bir birbirimizi süzüyoruz ne mal olduğumuzu anlıyoruz. Benim mahalle maçına gider gibi olan halimi pek beğenmişe benzemiyordu ama neyse.
16:30 Hala konuşmuyoruz. Biraz incelemeye aldım aşk adayımı. Yüzü çok güzel söylemeliyim. Dudaklarına silikon enjekte edilmiş gibi de bi surat ifadesi var ama olsun. Güzel en azından. Yani bunu saymazsak. Kaşları gözleri süper ötesi ne yalan söyleyeyim. Ama benim için önemli olan o gülüşü hala göremedim. Görmeyi bırak adam hala bakıyo ben de ona bakmaya devam ediyorum.
17:00 Kafede ikinci kez söylediğimiz çaylar bittikten sonra bide yiyecek bişeyler söylemiştim ben. Ayvalık tostu. İçine ne bulurlarsa katıyolar zaten. Tosttan bir kere ısırdım bunun suratına ketçap gitti. Ketçapta tam gidecek yeri buldu zaten.
17:30 Sürekli kendini anlatıyo. İşinden gücünden, doğu ve batı görevlerinden. Bilmem neyden de bilmem neyden. Ay içim şişti dondurmada yesem mi?
18:00 Birbirimize devamlı sorular soruyoruz uyuz oluyorum. Oyna oyna biraz zekan kıvrak olsun böyle saçma sapan ne yersin ne içersin nasıl uyursun diye soracağına.
Böyle böyle biz akşamı ettik. Beni evime bıraktı. Ama uyuz oldum. Yok yaa bununla olmaz.
Yok yok olmaz yani.
Ha bu yazıyı niye yazdım diyenler var dimi. Evet yazının özüne inecek olursak, Bugün bu Aday beni aradı. Numaramı yalvar yakar Beni onunla tanıştıran arkadaşlarımdan almış. Nerde askerlik yaptığımı soruyo.
Ne diyeyim bilemedim?
Şimdi hem numaramı zorla alacağına ondan sonra niye benim nerde askerlik yaptığımı sormamış onu merak ettim. Söyledim ben de "9. Kolordu komutanlığı, Karargah destek grubu Emniyet ve muhafız bölüğü Lüks pastanesi yanı. Yakutiye-Havuzbaşı-Erzurum" Unutursa hem burdan alsın.
