AŞK DENEMELERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AŞK DENEMELERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Nisan 2014 Pazar

Aşk Denemeleri - Vol 4

Şu yazımda bahsettiğim arkadaşım varya... Hani bekarlığa veda partisi adı altında bunun libidosunu tavan yaptırdığım benim sevgili arkadaşım. Evine davet etti beni yatıya hem de. Biraz çirkeflik yapıp teklifi reddetmeye çalıştım ama o ben dende çirkef çıktı.

"Ya gel işte pes oynarız"
"Gel işte sibel kek yaptı yeriz"
"Gel gel votkada var"
"Okanda gelicek sen de gel bizde kalırsınız"

Şimdi bi dakkka. Okanı ben tanımıyorum ki?

Diye bi ton yalvar yakarla beni çağırdı yeni yetme evlerine. Süper ötesi bi dizayn yapılmış. Zaten bu Sabriden bekleyemeyeceğim bi dizayn olduğu için suçu Sibelin üstüne attım bende. Bembeyaz bi deri koltuk var. Orayı kaptım hemen. Beyaza aşırı düşkünüm ben. Çişe bile gitsem o beyaz koltuğu alıp götürmek istiyorum o derece yani. Sonra bi yemek masaları var. Sanki evi sırf o yemek masası için tutmuşlar gibi olmuş. Devasa boyutta, yahu devasa dediysem yirmi kişi o masada rahatça yemek yer. Ki büyük ihtimalle biz dört kişi orda yemek yiyeceğiz. O masanın ortasında kocaman bi vazo içinde sahte kırmızı güller var. O vazo oraya biraz "Biz yıllardır evliyiz" mantığını koymuş ama, siz yeni evlisiniz be kuzum yapmayın böyle şeyler 1 kilometre öteden sahte oldukları çok belli oluyo onların.

Ben beyaz koltuğa oturmuşken Hatta resmen kamp kurmuşken Sabri mangalı yakmak için balkona çıktı. Her nekadar "Bak bu balkonda yapma arka balkonda yap. Bu balkon cadde görüyo millete ayıp olur" desem de. "Ama buranın da manzarası var" diye ciyakladı herif. Ne halin varsa gör banane dedikten sonra Aldım elime votkamı telefonumu ohhh mis gibi bembeyaz tam üstünde yatmalık koltuk modunda oturdum.

Sonra kapı çaldı. Baktım kimsenin açacak hali yok en azından ben gideyim açayım. Karşımda inanmazsınız şu posttaki resimdeki gibi bişey vardı. Neyse... Ben dibim düşmüş bi şekilde 5 dakika aralıksız baktım baktım baktım. Elinde bir çiçek ve poşet var. Poşet hediye paketi yapılmış. Çiçekte o sahte çiçeklerin yerine tam koymalık. Bu adam beni bi anda aldı pembe bulutlara götürdü. Bahamalara gitmişiz. Ben bunun bacaklarına kafamı koymuşum, kitap okuyorum bu da benim saçlarımı okşuyo, işte saadet bu, arada küçük kavgalar ediyoruz falan sonra canımız sıkıldığında kalkıp sinemaya gidiyoruz. Pinin yaşamına. O sinemadan kalkmıştır gerçi ama olsun. Bahamalarda olmayacakta nerede olacak Pi'nin Yaşamı dimi ama?

Zaten tatile gidipte sinemadan çıkmayan biriyim ben. Sinemaya gitmek için tatile gitmişim gibi sanki. Hem insanlar niye tatile gider ki? Biraz beyinleri boşalsın, relax bi moda girsin adonislerini falan göstersin falan filan.  Kızlarda ipli bikinileriyle çıkıyolar bi de. Ay oraya hiç girmiyorum neyse. Bi de tatilde şu askıntı olanlar yok mu? Bana asılan birisi olsa mesela o kadar itici geliyo. Sabaha kadar kapımda köpekte olsa kabul etmem edeceği teklifi. Amerikanın yarısı senin olacak, Ebru Gündeş gibi "Kocam Bana Marsı satın alacak hahahaha" diye tribe de bağlamaya yeminde ettirse bi kere gıcık oldum işte o asılan tipitipe. Yoo dostum yoo bana asılan sen olmamalısın. Sana yavşayan taraf ben olmalıyım.

derken Sabri geldi. Allah belanı versin senin sabri yaa. iki dakika hayal kurdurtmuyosun bana. Nasıl bi arkadaşsın sen nasıl bi insan çeşidisin sen yaa..

"Hah sen mi geldin? Hoşgeldin Okancım.."

Benim iç sesim : Okanını siktirme banaaaa.. Sıçtın hayalimin içine. Şurda kapı altı komşu muhabbeti yaptırtmadın banaaaa..

Okan bu lafa bişey demedi. Gülümsedi sadece. Ama ne gülümseme. Yok böyle bişey. Allahım sana geliyorum. Bakışıyla öldürecek resmen Biscolata erkekleri halt etmiş bunun yanında. Giydiği kot pantolon yakışmış yakışmasına da... Ben onun karşısında biraz ezildim gibi hissettim. Yani ne bileyim altımda eşofman var. Spora gidiyorum geçerken uğradım imajı vermeninde alemi yok hem.

Neyse geçti içeri bu oturdu karşıma. Göz hapsime aldım ben de bunu. Benim şöyle bi huyum var, eğer karşımdaki insana dibim düşmüşse onu gözlerimle delik deşik ederim. Şu an yaptığım gibi. Adama bakıyorum mal gibi. O da hiç bana bakmıyo. Arada kafasını çeviriyo göz göze geliyoruz o kadar. Başka bişey yok. Ben arada Sabriye sesleniyorum bişey lazım mı diye. Allahtan yardım istemiyo. Sibelde mutfakta zaten o da tek başına takılıyo.

Okanla azcık laflayayım dedim. Ağzını bıçak açmıyo.

- Aldığın çiçeklerde güzelmiş. Nerden aldın?
- Sibelle Sabrinin evlenmesi ne iyi oldu dimi? Sen düşünüyo musun? Gerçi yalnız bırakmazlar seni bu boyla posla endamla.
- Ne iş yapıyosun? Sabri Grafiker olduğunu söyledi. 3D yapıyo musun? Yoksa çizgi film animasyon tarzı bişey mi?
- Boğa burcusun dimi? Onlarda böyle suskun duruyolar.
- Votka içer misin? İstersen getirebilirim.

Konuşsana be adam!
Çocuk nuh diyo peygamber demiyo. Çıldırdım yaa...

Bide böyle cool olucam diye bi bok konuşmayan insanlarda var... O ağız, beyin niye sana verilmiş acaba çok merak ediyorum. Böyle bi biscolota erkeği olmak var , biscolata erkeği olmak var yani. Onlar bile reklamlarda üç beş kelime konuşabilirlerken bu da ne...

Sonra Sabri allahtan masa hazır dedi de oturduk yemek yemeye başladık.

Arkadaş Arkadaşın Pezevengidir

Şimdi uzun süreli arkadaşlıklar arasında gündeme gelen tek bi nokta var. O da sevdiğin arkadaşın sap sap ortada dolaşıyorsa ona birini ayarlamak oluyo. Ki bunu neden yaparlar hiçbir fikre sahip değilim. Arkadaş arkadaşın pezevengidir olayı burda devreye giriyo. Artık nasıl bir prim yapacaksa...

 Sabri "Okan nasıl olmuş beğendin mi?"
Okan " Çok güzel olmuş. Tam istediğim gibi. Ama yağlarını biraz daha bıraksaydın sanki."

Allahım..
Tut beni..
Sana geliyorum..

Yok böyle bi bencillik yaa.. Yağları varmışta bilmem nede. Az önce konuşmuyodun ne oldu da dilin açıldı birden? Bik bik bik konuşuyosun ondan sonra.

Ben lafa atlayıp "Yooo bence güzel olmuş ellerine sağlık." dedim hemen. Sibel yemeğini yemeye devam etsene sohbete kulak misafiri oluyodu. Ben bi yandan Gözlerimi Okandan alamazken Okanda salak salak benden kaçırıyo gözlerini. Sonra nasıl olduğunu anlamadım Sabri benden Okana bahsediyomuş. Ben happuru huppuru bi aç gibi yemeğe dadandığım için orasını kaçırdım.

Sabri "Okan biliyo musun? İnya Otelci. aynı zamanda senarist aynı zamanda Alanyada yaşıyo. 28 yaşında daha yeni askerden geldi."

Okan, çokta sikindeymiş gibi davrandı.Ay aman eksik kalsın zaten. İstemez böyle sessiz adamı napim ben. Adam dediğinle kavga edersin boş bulunduğun yerde bununla onu da yapamazsın. Oturursun saatlerce birbirinize bakarsınız.60 yaşında menepoza girmiş kadınlar gibi tripten tribe girmeninde alemi yok. Ha yere yatarsın Serdar ortaç klibindeki gibi göbeğinden zeytin yerine üzüm yerim orası değişir.

Sabriyle Sibel ortadan kayboldular. Benim zaten normal arkadaşlarım olmaz hiç. Sürekli birilerine yamalamaya çalışan arkadaşlarım vardır mesela benim.Birbirimizle daha çok kaynaşalım , sohbet edelim diye de yanımızdan ayrılırlar. Aynen şimdi olduğu gibi.

Devamı var daha...

Oda kule bu da kule bizde de var atakule,

Eyfeli getirir dize bize her yer şanselize,

15 Şubat 2014 Cumartesi

Aşk denemeleri

Geçtiğimiz Salı işte. 11.02.2014 tarihinde. Beni düşünen çok sevgili arkadaşlarım düşünmüşler taşınmışlar bu inya ( insanyavrusu ben oluyorum kısaltma yaptım ) biz olmadığımız zaman çok yalnız kalıyor ona birini yapalım demişler ve yememiş içmemişler üç bilemedin dört gün boyunca bu meseleyi düşünmüşler. Benim Duygusal yalnızlığımı biriyle nasıl kapatacaklarını düşünmüşler. Niye böyle bişey yaptıklarını sormadım ama istemeye istemeye beni tanıştıracakları çocukla , önceden ayarlanmış Beşiktaştaki cafeye gittik. Bu da geldi. Bu diyorum çünkü ismi hala aklımda değil.


Buna bi ad koyalım o zaman. Aday... En iyisi bu.

Neyse işte. Ben mahalle maçına gider gibi evden çıktığım için normal sıradan bi buluşma olacağını sanıyorum. Ya hiç olmadı kaçmanın yollarını ararım diye de düşünmedim değil açıkçası. Hem öyle ilk buluşma anıymış bilmem neymiş bana göre değil. Görücü usulü gerdek gecesine hazırlık gibi duruyo böylesi. "Aaaa bak kirpiklerin çok dökülüyo öyle girme yatağa, şu pantolonu çıkaracaksın dimi ya da Çoraplarını da çıkar bari anadan doğmasın" gibi. Ya bi de şey diye hissediyorum işte...

"iki genç görüşmüşler"
"eeee"
" sonra işte yatağa girmişler"
"eeee"
"işte girmişler"

muhabbetinden de korkmuyor değilim hani. Hem bu benim özelim halla hallaaa...

Neyse bu çok akıllı arkadaşlarımdan bi tanesi ben cafeye geldikten sonra Aday'ıda yanında getirerek karşıma oturttu. Dibim düşmedi değil. Hatta dibimi geçtim ağzım iki karış kaldı.. Ama bu çocuk çok yakışıklı yaaa.. Yani bana göre hep aşık olduğum kişiler otobüsteki, kitapçıdaki tezgahtar, AVMlerin güvenlik görevlisinden öteye gidemiyodu. Ama bunu da görünce ben bi aşık olayım geleyim dedim. Üzerine giydiği smokin benzeri bişeyle zaten ben burdayım diyen bi adam görünce smokin fetişisti olduğumu anladım. Hem zaten Kıyafeti düzgün bir adamdan beklediğim bir tavıra da sahip olmaması beni ayrıca itti bu heriften. Bu biraz şey gibi. Kroyum emme para bende gibi bi adam. Hem o da askermiş zaten ama neden smokin gibi bişey giymiş onu bilemedim. İlk defa randevuya geliyo sanırım.

Benim arkadaş beni anlatıyoda anlatıyo. Resmen ben bunu buna nasıl yamalarım da yalnız kalmaz bu diye anlatıyoda anlatıyo. Yahu diyorum neyim var benim anlatacak diye direttiysem de yok işte "İnya şunları yapıyo, İnya şu an asker, İnya benim 10 yıllık arkadaşım, İnya 28 yaşında " uzattıkça uzattı. Bense karşısında Aday'ın "Lan bak fermuarın açılmış" izlenimi vermekten öteye gidemeyip otuziki dişimi göstererek sırıttım.

Sonra bu iki çok akıllı arkadaşım bizi yalnız bıraktı.

16:00 Konuşmuyoruz sadece birbirimize bakıyoruz. Arada bir birbirimizi süzüyoruz ne mal olduğumuzu anlıyoruz. Benim mahalle maçına gider gibi olan halimi pek beğenmişe benzemiyordu ama neyse.

16:30 Hala konuşmuyoruz. Biraz incelemeye aldım aşk adayımı. Yüzü çok güzel söylemeliyim. Dudaklarına silikon enjekte edilmiş gibi de bi surat ifadesi var ama olsun. Güzel en azından. Yani bunu saymazsak. Kaşları gözleri süper ötesi ne yalan söyleyeyim. Ama benim için önemli olan o gülüşü hala göremedim. Görmeyi bırak adam hala bakıyo ben de ona bakmaya devam ediyorum.

17:00 Kafede ikinci kez söylediğimiz çaylar bittikten sonra bide yiyecek bişeyler söylemiştim ben. Ayvalık tostu. İçine ne bulurlarsa katıyolar zaten. Tosttan bir kere ısırdım bunun suratına ketçap gitti. Ketçapta tam gidecek yeri buldu zaten.

17:30 Sürekli kendini anlatıyo. İşinden gücünden, doğu ve batı görevlerinden. Bilmem neyden de bilmem neyden. Ay içim şişti dondurmada yesem mi?

18:00 Birbirimize devamlı sorular soruyoruz uyuz oluyorum. Oyna oyna biraz zekan kıvrak olsun böyle saçma sapan ne yersin ne içersin nasıl uyursun diye soracağına.

Böyle böyle biz akşamı ettik. Beni evime bıraktı. Ama uyuz oldum. Yok yaa bununla olmaz.

Yok yok olmaz yani.

Ha bu yazıyı niye yazdım diyenler var dimi. Evet yazının özüne inecek olursak, Bugün bu Aday beni aradı. Numaramı yalvar yakar Beni onunla tanıştıran arkadaşlarımdan almış. Nerde askerlik yaptığımı soruyo.

Ne diyeyim bilemedim?

Şimdi hem numaramı zorla alacağına ondan sonra niye benim nerde askerlik yaptığımı sormamış onu merak ettim. Söyledim ben de "9. Kolordu komutanlığı, Karargah destek grubu Emniyet ve muhafız bölüğü Lüks pastanesi yanı. Yakutiye-Havuzbaşı-Erzurum" Unutursa hem burdan alsın.