30 Nisan 2014 Çarşamba

Alışveriş

Alışveriş konusunda pek becerikli olduğum söylenemez. Yani en azından yanımda tavsiyesini alacağım bi arkadaşım olmadığı sürece kendi kendime alışveriş yapmaya korkarım hep. Ki bi keresinde bir tane deniz şortuna 120 tl verip "Kaliteli bu yaa" diye giyip sokakta gezdiğimden beri ne kadar gereksiz alışveriş yaptığımı gördüm.

Alışveriş mağazasına girdiğimde kendini kaybedenlerden birisi de benim. Hiç işime yaramasa da aaa şu tabak güzel, aaa şu krem işime yarar alayım, şu traş bıçağıda ilginçmiş onu da alayım, bu poşetin güzelliğide çok hoş bunu da istiyorum gibi bi ton anneme göre çöp olacak bana göre zamanı gelince kullanırım dediğim şeylerle başım şu anda dertte. Hatta öyle ki, eski kitaplarımın arasından çıkardığım renkli not kağıtları bile var.

Yanımda birisi olduğunda o beni durdurabiliyor. Parfüm almayı hiç beceremem mesela ben. Bi kız arkadaşımdan yardım istedim. Sen kokuyu kokla ben alırım ucuz bişey olsun dedim. Gittik bi kozmetikçiye kokuları beğendi ayrıştırdı bana gösterdi. Aldım bi tane çıktım. Kızın üstü erkek parfümü oldu ama olsun. Sonuçta ana tema bana parfüm almak.

Bide ben bi başkasına alışveriş yapılacaksa hemen onun yanında biterim. Kendime almadığım için o kadar ince detayına kadar inerim ki kumaşın en kalitelisini bulur aldırırım bak bu sana oldu diye. Bi arkadaşımın oğluna 23 nisan için kırmızı beyaz giymesi gerektiği söylenmiş. Oğlu dediysem 3 yaşında bücür bişey. Yaramazın önde gideni. Kalktık üçümüz beraber LC waikikiye gittik. Kırmızı bi pantolon bi de beyaz bi gömlek aldık. üç saatlik uğraşın sonunda. Çocuğa da denettirmedik sadece yüzeysel üstünde tutup tamam bu oldu yaa diyip geçtik. Ama bence güzeldi. Ordan çıktık bi de kırtasiyeye uğrayıp bayrak ve köpük aldık ( baloncuk çıkaranlardan ).

Kilonun alişveriş yapmasi cok guzel ama. Kafasina listeyi kazimiş once işine yarayanlari aliyor daha sonra da şooooyle bi bakiyor. En nefret ettigim şeyde bu zaten. Listede yazilanlari alip eve gitmek. Ben hic oyle yapmam ama. Bana , git iki ekmek al gel desen ben gider marketi satin alirim ustune gider kafede kahve mi icerim. O kadar şeyim yani.  Kilo oyle yapmiyo ama dedigim gibi hic konuşmadan kafasina kazidigi listedekileri alir, aldiklarinida bana taşittirir. dedim ya o yuz kilo diye. kendini zor taşiyo adam bi de onlari mi taşiyacak. Gerci tuvalete giderken bile arabayla giden birinden bahsediyoruz burda.

Ama sevgili ise tam tersi. Marketin onune arabasini parkeder, markete girer, şunu mu alsam bunu mu alsam, akşama ne yemek yapsam ki, ya cikip kasaba mi gitsem de et mi alsam , hazir mi yesek acaba, Bunun paketi cok pahali yaaa, diye devam eder sonra da bana donup sormaya başlar , adana mi yesek sen adana seversin, gecen gun yedigin lahmacun nasildi istersen ondan alalim, pizza da soyleyebilirim istersen , sen makarna da seviyosun istersen restauranta gidip penne yiyelim ne dersin, gibi sorularla beynimi sikip atar.. Eve gidince de " kiymali yumurta " yapar yeriz.

Bugun sevgilinin yanina gittim. Bir haftadir gorusmuyoruz ve bana baya bi sinirlenmiş goruşmuyoruz diye. Ben de ona sinirlendim " lan okuz, daha yeni raylari yerine oturtuyorum ne alaka. Dur bi " diyorum hep. O da bana yardimci olmak icin kolunu kanadini falan geriyo ama ben istemiyorum. Hayatta hep ben varim bi başkasi degil cunku. Bu bedeni, ruhu yaşatacak olan benim o degil. Bunun icin calişmalarim devam ediyor tabiki. Neyse konu sapacak yine.

şu yumuşak karna vurma olayi varya. işte bunda mukemmel işe yariyo. şimdi mesela markette alişveriş yapiyoruz veya cafede falan oturuyoruz, herşeyime karişmasi gibi bi huyu oluşuyo bunda. Ama oyle boyle degil yaa. Boguyo beni resmen. Cafede kahve soyluyorum mesela , yok onu icme yaa cay ic işte benim gibi be guzel yaa, bi de bu yaaa, canim , diyosun kelimelerini cok fazla kullaniyo artik sen duşun gerisini.  Sonra markette mesela yine ayni durum dondurma alicam romantik romantik bişeyler yapariz dondurma yiyip film izleriz diyorum , herif gidiyo max aliyo, gerizekali misin sen inya. nasil bi sevgilin var. Maxla romantik an yaşamayi hayal eden bir sevgili mi olurmuş. Ama o da zamanla ogrenicek işte bunlariiii...

Hele kafedeki durum daha vahim. Seni garsona fişlenemesini mi dersin , " canim bak o gazozu yeme yoksa sabaha kadar osuruyosun "... Gaz yapiyomuşta bilmem ne de.. Gelince gazin salicaksin cevreye dunya boyle.. Ekosistem boyle, sen salarsin bitkiler icine cekip oksijen yapar onu... Haksiz miyim ama. Yoksa garsona senin yaninda iş attigindan mi bahsetmeliyim. Bi olay daha var ki o daha vahim. Sipariş verirsin o iki saat menuye bakar, cay mi icsek, yok yaa ben kahve icicem, ama latte de guzel , canim nasil machiato cekti varya, en iyisi frappe dondurmali, hava soguk icilmez simdi o, yoksa espresso mu alsam, onuda guzel yapmiyolar ben en iyisi cay alayim. Hay senin... Hal boyle olunca da garsonda da sinir falan kalmiyo tabi.

 Mesela bugun, onun evine gittim ya. Demedigini birakmadi bana. Hastayim azcik grip olmuşum, niye dikkat etmiyosundan başliyooooo onun eski sevgilisinin anne karnindaki vitamin haline kadar bu olay gidiyo da gidiyo. Sevgiliyle garip bi ilişkiye dondu ilişkimiz ilk başlarda aşkimli cicimli konuşmali gunlerimizin yerini aldi surekli bi eleştirel yonumuz. Elimde surekli telefon bişeyler yaparim o da bana " anladik tamam telefonun ilk sevgilinde artik digitalden cikip dunyaya donsen ne olur " ben de durum cok farkli oluyo tabi " ahahaha zompire bak Kdoliymuş, handan gunaydin dedi bana, bahar da guzel yaziyo can banomo dinler misin? bak bu tarcinda italyan biliyo musun? ..." diyorum. Sonra neden  beni dinlemiyosun oluyo. Pardon da sen orda dunyanin en gereksiz yerinde beni eleştirirken garsona gikimi cikartmiyorsam burakta seni biraz başka tarafindan dinleyeyim degil mi ama?

Haksiz miyim?

13 yorum:

  1. :))) yine çok güldüm romantiklik kalmamış ya bu ilişkide
    evrenden biraz romantiklik isteyeceğim size bir de eşime :))
    hem bir de sen de ondan bekleme sen biraz değişik model ol belki mesajı alır ha ne dersin ?
    allahım yaaa iyice sinir olcak bize söleme söleme :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. romantiklik hak getire zaten.
      valla iste iyi olur o evrenden. bana uğramıyo hiç :)
      ay yok ben denedim ama olmuyo odun yine de odun işte :)
      tamam söylemem ama ya okursa :D

      Sil
  2. Hahah çok orjinal bi sevgilin varmış max aldığı yerde koptum zaten :d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D
      hep böyle yapıyo.
      ben bi kiloluk dondurma alıyorum.
      o maxtan yukarı çıkmıyo :D

      Sil
    2. Maxın tadıda berbat nası yiyo onu :d

      Sil
    3. yiyo valla :)
      ama ben yemiyorum.
      hep twistera dadanıyorum o max yediğinde :D

      Sil
  3. İyiymiş :D
    Yakında sevgililikten kanka boyutuna geçersiniz artık :D

    YanıtlaSil
  4. Bazı insanlar romantik değildir yada romantiktir de romantiklik anlayışı farklıdır. Bende çok romantik değilim ya o yüzden seni savunamıyorum yavrucumm kusura bakma :D
    Max'ta iyi çileklisi vaar, antep fıstıklısı vaaar, kakaolu ve sadesi bile vaar. Sen romantiklik seviyeni aşağıda tut bak o zaman ne kadar güzel olur :)

    YanıtlaSil
  5. ahaha, sonunda sen de takma ad kullanmaya başladın. sevindim.
    alışveriş konusunda seni sevenler adına üzüldüm. iki ekmek olayı :)
    haklı mısın, bize anlatışına göre evet ama, bir de diğerlerinin gözünden dinlemek lazım.

    YanıtlaSil
  6. Merhabalar,
    Blogunuzu çok begendim ve sizi takibime aldım :)
    Bende bloguma beklerim.
    Sevgiler,
    http://hayatimakyajla.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil