Konyaaltındaki hotelde işimizi bitirdik. Daha doğrusu patron bizi inceden inceden mahçup bi şekilde gidin dedi. Bizde bunu bekliyormuşuz ki odaya bir defa eşyalarımızı almak için çıkmamız ve inmemiz arasındaki saat farkı abartısız on dakikaydı ve kendimizi hotelden çıktıktan sonra Harika simit diye bi mekanda simit yiyip çay içerken bulduk.
Benim moral sıfır tabi. Fundikte öyle… Keller de bize destek olayım diye moralimizi yüksek tutmaya çalışıyo. Ama nasılız böyle. Bi yandan çok iyi oldu diyoruz bi yandan “off yaa ne hayallerimiz vardı” diye ağlıyoruz birbirimize. Sonunda ben kendime geldim de, çaprazımda duran 5 tane dominant, 5 tane tahtası eksik kadının dedikodu yaptıklarına şahit oldum.
Valla dedikodu denilince aklıma akan sular duruyo benim için. Bi yanda dedikodu olsun diğer yanda annemi babamı kesip onlardan kebab yapcaz deseler , “Bi Dakka şu dedikoduyu bi dinliyeyim ondan sonra kesin olmazsa” derim Allah biliyo . Kulak kabarttım ben de o teyzelere. Bunlardan bi tanesinin çocuğu mu ne varmış. O çocuğunu evlendirmek için bi kız beğenmiş ama kız başkasıyla berabermiş. Kızdan çocuğu ayırmak için vudu büyüsü bile yapmışta kız ayrılmamış. Öyle şeylerden bahsediyo.
“Bak şimdi ne yapıcam” dedim Kellerle Fundike…
Merakla bana baktılar. Onlarda biliyolar zaten bende bi iki tahta eksik, en azından güleriz diye merakla beklediler. Zaten moraller almış başını eksilerde yüzüyoruz bari neşemizi bulalım dedim bende.
Teyzelerin yanına gittim. Kendimden emin bi şekilde masanın başına geçtim ve dediğim cümle;
“Ablalarım az önce hemen yanınızdan kaykayın üstünde bi kedi geçti sizde gördünüz mü” dedim
Teyzelerden birisi “Hani nerde?” diye sordu
Diğer teyze “Yok ben görmedim biraz garip değil mi” dedi ve etrafa bakındı.
Başka bi teyze de “Yok olm hayal mi gördün” dedi.
Bense “Yok ablacım hemen buradan geçti görmediniz mi? Bak bak bak şimdi köşeyi döndü kaykaylı kedi” dedim.
Teyzenin birisi masadan başını gösterdiğim yöne doğru baktı bi tane kedi vardı böyle beyaz bi kedi. Olduğumuz dükkanın kedisiymiş.
“Bu kedi mi” dedi bana o yöne bakan kadın.
“Yok abla o değildi yaa, bundan daha güzeldi o kedi, parlıyodu ışıl ışıl”
“Yok olm yanlış görmüşsün sen” dedi ve yerine oturdu.
Tamam yanlış görmüş olabilirim de sevgili dedikoducu teyzecim. Niye beni bozuyosun.
Sessiz sessiz geldim kendi sandalyeme oturdum. Fundikle Kellerde bana kıkır kıkır gülüyolardı.