Arkadaşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arkadaşlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2014 Cuma

Bir Ankara Anısı



Özlem bilir dedim ve Özleme Whatsappdan mesaj yazdım.

Senin beni aldığın yer neresiydi? Hacıbaba değil bak beni ilk aldığın yer. Hani bankaydı ya işte o hangi bankaydı?”

Neyse ben en başa dönüyorum.
Tiyatro kursundaki öğretmen bize Ankaradaki en güzel anımızı anlatmamızı istedi. Kendisi de bilmiyor ki ben Ankaraya çok sık giden birisi değilim. Hatta sürekli işim olduğu için gitmişimdir Ankaraya.

İlk Ankaraya gittiğimde pasaportumu iptal ettirip TC vatandaşı olmak için gitmiştim ki şimdi oldum zaten. Gerçi şimdi çok pişmanım.

İkinci olarakta Ilgaz dağında çalışırken Ankaraya bir günlük gezmeye gelmiştim. Çünkü Ankaralılar sürekli çalıştığım Otele tatile geliyorlardı günübirlik. Kıskandım onları…

Üçüncü olarak gidişimse… Askerlik mevzusuna gitmiştim zaten. Biliyorsunuz. Tabi o günü unutamıyorum. Gataya hastaneye gittim ben ama gatada bir günde işimi hallettim.
Daha önce Özleme mail çekmiştim zaten “Kız ben Ankaraya geliyorum hobareyyyyy” diye. Altına not olarak eğer müsait olursak buluşalım ( mı? ) yazmıştım. O da “ Buluşuruz yaa haftasonu olur ama” gibisinden demişti diye hatırlıyorum. Şimdi maillere bakmam gerekicek ama O zamanlar ben Hem Ahuya hem de Özleme aynı anda mail atıyorum. Chat yapıyoruz havası veriyorum yani.

Neyse işte Ben Özleme numaramı attım. Beni aradı. Ama yanındaki Miniminibir’in telefonundan aradı. Yol tarifi yapmaya başladı bana. İşte Ben Ankarayı çok iyi bil(me)diğimden Kızılayda in Talatpaşa caddesini sor dedi bana. Ben ne yaptım? Gittim Sıhhiyede indim, Kızılay zannedip. O yetmedi bi de Sıhhıyede inip Ulusa geçtim ordan da Tandoğan meydanına girdim. 29 ekim kutlamaları vardı bide. Azcık baktım sonra belli belli propaganda yapılıyo hemen kaçtım ordan. Yoldan geçenlere sordum Bu Kızılar nerde diye onlarda bana “Abi sen yanlış yoldasın şurdan düz git, kavşaktan sola dön, ilerle Sıhhıye köprüsü göreceksin, onu da geç baya bi git ama İlerde Kızılay AVM’yi göreceksin” dedi.
Tamam diyip ayrıldım adamın yanından. Ayrıldım da benim kafam karıştı yine.

Hızlı adımlarla ilerlemeye başladım. Arada da Allahım ne olur aramasın rezil olmayayım diyorum. Tabi Özlem ne yaptı aradı beni. “Nerdesin” diye sordu hemen de cevap veremedim. “Kayboldum galiba” diye atladım hemen. Sonra işte bulunduğum yerde neler var falan diye sordu da tarifi aldım. Sıhhıyedeymişim ben yine. Ordan Özlemden tarifi aldıktan sonra direk gittim. O ismini hatırlamadığım bankanın önünde Özlem beni karşıladı. Yanında da Miniminibir var. Miniminibir yemek yemiş masada ketçap falanda var. Sonra benim arkadaşım geldi Viyanalı. Medya okudu. Şimdi bi TV kanalında Montajda çalışıyo. Onu da Viyandan tanıyorum. Yaşça Beni de Özlemi de Miniminibiri de üçe katlar ama asaletine bişey diyemem.



Oturduğumuz masa bize küçük geldi. Çünkü Özlemle Miniminibir biz gelmeden önce Küçücük iki kişilik bi masada oturmuşlardı. Daha büyük bi masaya geçelim dedik bizde kalktık sağ tarafımızdaki en büyük masalardan yanında saksılı maksılı bi masaya oturduk. Kahve falı bakalım dedik. Ben kahve falından anlamam. Yani biraz biraz anlıyorum, Öyle ahım şahım bi bilgim yok. Ama tarot dersin sana sülaleni gelmişini geçmişini anlatırım. Tabi bunun içinde enerji lazım orası ayrı. Bide azcıkta tanımak lazım… Neyse konu dağılmaksın. Biz dördümüz Türk kahvesi içtik. Kapattık… Fallar bakıldı. Fotolarımız çekildi. Hatta Nispet yapar gibi bi fotomuzu da Ahuya gönderdik. ( Keşke o da olsaydı ama yaaa ) O da bize “Oyyy canlarım hep mutlu olun” diye mail gönderdi.


Baktıkki karnımız açıktı… Viyanalıdan beklediğim teklif geldi. “Masabaşı restauranta gidelim” dedi. Gittik bi güzel masamıza da oturduk. Servisi Mükemmeldi yalnız Söylemeliyim. Bi de Özlem şimdi aklıma geldi sen Ayrana bayılıyosun. Çünkü Restaurantta adam sipariş alırken sen direk “Bu olmaz, Bu olmaz, Bu da olmaz, Ben en iyisi ayran alayım” demiştin ordan şeettim ben. Neyse aperatifler geldi yedik. Yemekler geldi yedik. Çaylar geldi yedik. Yok dur bunu yemedik içtik bunu. Hem de semaverde geldi. Kocaman bişey. Dök dök iç…



İş hesap ödemeye gelince Viyanalı bana “dur sen karışma sen misafirsin” dedi. “Aaa olmaz ben de ödicem” dedim. Diğer tarafta Özlem ayrı bi “Sen karışma” diyo. Erkek başıma 3 kızın arasında kalınca “eeeh ne haliniz varsa görün be” dedim. Sonra çıktık ordan.

Özlemle Miniminibirle vedalaştık.

Bizde Kızılay AVMde Viyanalıyla Viyandaki günlerimizden yarım saat daha bahsettik. Sonra ayrıldık.

Ama o gün muhteşemdi.

Teşekürler Sıpaydırmenler…

Dur yok bu olmadı.

Neyse işte teşekürler :)


Ben text yazmaya gidiyom yaaa.. Tiyatro öğretmeni benden anı bekliyo işte.