Tamam biliyorum elbette çocuk bakmak dünyanın en zor işi.
Hatta önce doğurmak daha sonra ona annelik babalık yapmak çok daha zoru. Annenin
doğumdan önce aldığın kilolar ve babanın baba olacağım ben dediği heyecanlı
inleyişi de cabası. Yemeğini yedir, gazını çıkart, bezini bağla, bi de o boklu
bezini değiştir, sonra doktor gidip o boklu bezden bi de analiz yapsın, bezin
üstündeki bok sıvı gibi bişeyse “ çocuğunuz ishal olmuş şunları yedirin bla bla
“ ama bezin üzerindeki bok katı ise “ çocuğunuz kabız olmuş ilaç yazıyorum bla
bla” ateşi çıktıysa fitil yazar hemen. Bi de fitillide hiç anlamış değilim.
Sonuç ne olursa olsun o fitil o deliğe girecek. Sonuç bu. Ateş düşürmek için
başka şeyler varken bi de kadınların tek derdi küçücük çocuğun götüne fitil
sokmaları. Ordan bakınca bunlar hep ayıp şey gibi duruyo ama değil. Anlatmam gerekiyodu yazıyı daha
iyi anlaman için.
Alanyada çalıştığım bi otelden arkadaşımın ikizleri var. Bi
erkek diğeri de kız. Ve bunlar 3 yaşında. En heyecanları dönemleri. Hareket
etme aşkları, yeni şeyler tanıma içgüdüleri ve önüne gelenleri kemirme
içgüdüleri…
İşte sevgili arkadaşım benden rica etti. Sadece bi kaç
saatliğine bakıcısı gelen kadar bakmamı istedi. Olur diyip gittim saat 3te
evlerine. Çocuklar o kadar şeker duruyorlardı ki bonibon gibi yiyesim hatta
birini bulursam bunlardan şöyle patır patır sekiz on tane yaptırasım bile vardı
yani. O derece puding tadında iki sübyan.
Anneyle baba bana bakıcılarının saat 19:00 da geleceğini ne
yapmam gerekenlerin listesi olan bir kağır verdiler. Onları uğurlayıp bebekleri
karşıma alıp yapmam gerekenlerin listesini okumak için elime aldım. Ki almaz
olaydım! … Liste Rusça yazılmış! Ve bende de bi damla Privetten başka Rusça
yok. Aslında Rusçam çok iyidir benim ama sadece gramer ve kelime bilgim eksik….
Neyse zaten ben bunlara bakarım noolcak yaa diyen erkeksi
gururumu sikeyim zaten. Çocuklar bildiğin haşere gibi ordan oraya zıplıyorlar,
durdukları yerde altlarına yapıyorlar, ya da birbirlerinin saçını çekip
birbirlerine sadist eylemlerle… Artık gerisini sen getir.
Üç yaşındalar ama hiç üç yaşındaymış gibi durmuyorlar. Lan
biz üç yaşındayken bırak yürümeyi, annemiz ayağında bize “ E bebeğim eee eee ee
e “ diye ninni söyledi. Bi de bunlara bak hiperaktiflik bile bunların yanında
tırtıl kalır. Boyutu iyice aşmışlar. Kendimce bi yöntem buldum bende. Gittim
odalarına en dandik dört çarşafı ikişerli birbirine bağladım. Sonra da onları
önce bu çocuklara bellerinden diğer uçlarını da kendi belime bağladım. Ki fazla
uzağa gittiklerinde haşerelik yapmasınlar diye ki yöntemim tuttu. Kapıya doğru
yanaştıklarında hemen kendime çekiyorum. Kolay oluyo yani. Sonra tabi benim
yöntemim işe yaradı. Bunlarda evde tevacüz kanışmazsa zebk almaya bakıcaz
dediler heralde ki ikide bi kapıya doğru gidip kendilerini çektiriyorlar bana.
Heralde buz pateni havası veriyodu. Ay sonunda dizginledim de onları saçımı
başımı yolmalarından kurtuldum yemin ederim.
Sonra bakıcısı gelene kadar böyle devam etti olay. Gerçi ben
kapıyı açana kadar akla karayı seçtim ama kapıyı da açınca bakıcı hatun ufak
çaplı belimde bağlı çarşafı görünce şok geçirdi. Sonra da gülmeye başladık
beraber.