13 Mayıs 2016 Cuma

Yalnız ölmek



Ben galiba yalnız ölücem. Kimse tarafından sevilmeyen biri gibiyim. Hareketlerim sanırım herkese itici geliyor ki yalnız ölmeyi istemediğimi anlıyorum. Bu sene aşk yok demiştim ama yine kendimi durduramadım ve ben aşık oldum. Hem de yine çalıştığım yerden birine. Ve yine küçükte ne gördüysem aynı acıları yine yaşayacağımı biliyorum ama kendimi tutamıyorum. 

Espri olsun diye işe geldiğimde gece onunla karşılaştım. Resepsiyona gelip konuşmaya başladığında içimin yağları eriyor ve heyecanım tavan yapıyordu. Sürekli böyleydi ama. En son gelip bana laf attığında anladım. O da istiyor, ama ne olabileceği konusunda ise bi fikrim yoktu. Facebooktan nokta işareti yazıp gönderdim. Hemen atladı zaten, sonra konuştuk ettik. Gece buluştuk onunla. Koyu bi sohbete girdik. Hem de çok koyu, oturduk, sabaha kadar konuşabileceğimizi söyledi. Ben de çok istedim onu. Sadece konuşmayı onu daha yakından tanımayı istedim. 

Ama en sonunda ise bununda küçük gibi aynı olacağını ve hayatıma girmesinin zorlada olsa duygularımı bastıramadığım gerçeğini değiştirmiyor. O bana bir adım atsa ben heyecandan ölecek gibi oluyor binlerce adım atıyorum bütün yelkenleri indiriyorum. Oracıkta seni istiyorum dese önünde diz çöküp "hadi başlayalım" diyecek kadar onun kölesi olurum. Küçükle beraber olduğum zamanlarda onunlada zoraki ilgileniyordum , zaten ilk gördüğüm anda gözlerimi alamadım ondan. Kendi memleketinin verdiği havası bana hep cazip geliyordu. Genç, alımlı, yakışıklı, dediği arada bir tutmayan cinsten, gösterip elletmeyen birisi oldu çıktı. 

Anlayacağın hayaller Paris hayatlar Muş... 

Bu sene aşık olmayı kendime yine farz etmeyi belirledim sanırım. Yine benim duygu depreşmelerimden çıkanları ortaya koyuyorum ve yşne aşık oluyorum. İstediğim olmayınca da 5 yaşında küçük velet gibi küsüp surat asıyorum. 

Tutun beni yoksa yine aşık oluyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder